Disleksi

yorumsuz
389

Disleksinin asıl sorunu hafıza ve dil ile ilgili olmasıdır. En çok rastlanan öğrenme bozuklarındandır. Disleksisi olan kişiler herşeyi unutmakla beraber dille ilgili derslerde de sıkıntı çektikleri bilinmektedir. Disleksilerin bazıları okul zamanlarında hızlı konuşabilir, insanlarda onları pek dikkate almazlar. Bir insan okuma, yazma ve anlama gibi eylemler için beynin sol ön lobunu kullanmaktadır fakat disleksiler beyinlerinin bu lobunu kullanmakta zorluk çekerler.
Şimdi işin ilginç yanına geliyoruz. Diseleksi olan kişilerin sayısal zekaları çok yüksektir. Okulda matematik ve fiziği çok severler. Dolayısıyla sözel konuları çoğu zaman beceremezler ama bu da sözel zekaları düşük ya da geri anlamına gelmez. Tam tersine sözel kısımları da çok güçlü olmaktadır. Standart bir insanın hayal gücünü 2’ye katlarlar. Disleksisi olanların en büyük düşmanı doğal olarak kitaptır. Kitabı anlamak için bazen aynı kitabı 3-4 kere okumaları gerekir. Dünya tarihine baktığımızda disleksi olan insanların çoğunun üstün zekalı oldukları hatta bir kısmının dahi olduğu görülmüştür. Mesela Albert Eninstein, Bill Gates, Leonardo Da Vinci gibi sanatta ve bilimde çığır açmış insanlar.

Disleksi ilk olarak 1986 yılında kendisi İngiliz bir doktor olan W. Pringle Morgan (Pringles’tan aklınıza gelsin) tarafından bulundu ve British Medical Journal’da yayımlanmıştır. Morgan makalesinde yazdığı üzere 14 yaşındaki Percy’nin her zaman akıllı ve zeki bir tutum içerisinde bulunduğunu, yaşıtlarına kıyasla oyunlarda daha hızlı olduğunu ve onlardan geri kalan hiçbir yönünün olmadığını ancak okuyamadığını belirtmiş. Bu zamanlarda disleksinin bir görme bozukluğu olduğu düşünülüyordu. Çünkü en belirgin özelliklerinden birisi harflerin ve kelimelerin karıştırılması, tersten algılanması idi. Bu yönden yola çıkan bir düşünce ile disleksiyi yenmek için göz eğitimleri yaptırılıyordu. Daha sonra yapılan araştırmalar ise disleksinin görmeyle bir alakası olmadığının ve dil sistemleriyle ilgili bir bozukluk olduğunu ortaya koymuştur. Günümüzde de disleksiye sahip kişilerin göz eğitimi almalarına rağmen yaşamlarının kolaylaşmadığı güpe gündüz ortadadır. Son olarak da disleksi, fonem adı altında dil birimlerinin birbirlerinden ayrılamaması durumudur. Yani seslerin farklılıklarının ayırt edilmesi esnasında, ortaya koyulmasıdır. Aamir Khan’dan “Her Çocuk Özeldir” adlı filme bir göz atarsanız disleksiyi daha rahat anlayacaksınız.

Disleksi Disleksi Disleksi Disleksi Disleksi Disleksi Disleksi Disleksi Disleksi Disleksi Disleksi Disleksi Disleksi Disleksi Disleksi Disleksi Disleksi Disleksi Disleksi Disleksi

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,
Eklenme Tarihi: 26 Eylül 2015

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın