Kızlık Zarı Nedir ? Diğer Hayvanlarda da görülür mü ?

yorumsuz
1.843

Diğer adıyla Hymen, birçok gelişmemiş (ve hatta gelişmiş) toplumda da kültürel anlamlar yüklenmiş olan, aslında biyolojik açıdan son derece sıradan ve basit bir yapıdır. Ancak cinselliğe açılan kapının “kilidi” olarak lanse edildiği için, belki de hak ettiğinden fazla anlamı omuzlarında taşımaktadır. Bu yük, tabii ki basit bir yapı üzerine değil, o yapıyı taşıyan dişiler üzerine binmektedir. Peki bu yapı dişilerin vücudunda neden bulunuyor? Gerçekten herhangi bir anlamı var mı? Evrimsel süreçte neden oluşmuş ve korunmuş? Bu yazımızda biraz bu konulara göz atacağız. Ancak unutmamak gerekiyor ki bu konu bilim insanlarının da oldukça merak ettikleri ve henüz tamamen net bir sonuca ulaşamadıkları bir konudur. Konuyla ilgili birkaç makul ve birçok testten geçmiş hipotez mevcuttur; ancak bunların hepsi yeterince güçlü değildir ve daha fazla araştırmaya ihtiyaç duymaktadır. Ancak bu yazımızda, en güncel ve modern bilgileri sunarak bu ilginç konuyla ilgili temel bilgileri ve bulguları aktaracağız.
Öncelikle ilginç bir gerçekle başlayalım: “kızlık zarı” olarak bilinen “himen” yapısı, şimdilik bilindiği kadarıyla, sadece insanlarda yetişkinlikte de korunabilen ve bulunan bir yapıdır! Kaliforniya Üniversitesi Scripps Oşinografi Enstitüsü’nden, Stanford Üniversitesi mezunu Dr. Alistair Hobday ve arkadaşlarının 23 Ağustos 1996 yılında Medical Hypothesis dergisinin 49. sayısında yayınlanan makalelerine göre, daha önce yapılan pek çok araştırmanın gösterdiği üzere, insanlar kızlık zarına sahip olan tek hayvan türüdür. Ancak bazı genç ineklerde ve bazı spanyel ırkı köpeklerde de benzer yapılar rapor edilmiştir. Ancak burada altı çizilmesi gereken nokta şudur ki, pek çok memelide bu zar embriyolojik dönemde oluşmakta; ancak sonrasında apoptosis (programlı hücre ölümü) mekanizmasıyla yok olmaktadır. Afrika fillerinde de kızlık zarı bulunmaktadır; ancak zar çiftleşme sırasında değil, doğum sırasında yırtılmaktadır.

Dolayısıyla kızlık zarının evrimsel bir adaptasyon olduğunu düşünmek makuldür. Fakat hangi koşullarda ve ne zaman oluştuğuna dair soru işaretleri olmakla birlikte, neden evrimsel süreçte birçok türde yitirildiği (veya bazılarında hala korunduğu) henüz bilinmemektedir. Böylesine nadir ve evrim ağacı üzerinde çok dağınık ve seyrek bir şekilde bulunan yapılar, genellikle evrimsel sürecin çok erken evrelerinde körelmiş olan; ancak bazı türlerde sonradan yeniden ortaya çıkmış olan özelliklere işaret ederler. Dolayısıyla kızlık zarı, belki de çok eski atalarımızdan (balıklar gibi) kalma bir özellik olabilir; lakin bu hayvanlarda henüz bu tür bir yapıya veya benzerlerine rastlanamamıştır. Evrim ağacı üzerinde bu şekilde bir dağılımın bir diğer sebebi ise, bazı türlerde bağımsız olarak benzer şekilde evrimleşmiş olması olabilir ve buna yakınsak evrim adı verilir. Benzer yaşam biçimlerine sahip hayvanlarda, benzer yapılar evrimleşebilir. Eğer ki kızlık zarının vajina açıklığını koruma gibi bir görevi varsa, tozlu ve embriyonun bu tozdan zarar görmeye açık olduğu türlerde böyle bir ortak adaptasyona rastlıyor olabiliriz. Fakat bu spekülasyonlar, evrimsel analizle doğrulanana kadar geçerli olarak kabul edilmemelidir.
Fakat kızlık zarının diğer türlerdeki varlığına dair araştırmalar kimi zaman tutarsız sonuçlar verebilmektedir. Örneğin yukarıda sözünü ettiğimizden farklı araştırmalar, bu yapının sanıldığından çok daha yaygın olabileceğini göstermektedir. Dr. Morris’in yaptığı çalışmalar, listeyi daha da genişletmektedir. Morris’in gösterdiğine göre atlarda, balinalarda, köstebeklerde, köstebek farelerinde, sırtlanlarda ve muhtemelen daha birçok diğer memelide kızlık zarı bulunmaktadır. Örneğin bazı diğer araştırmalar, lamalarda ve insanın en uzak primat kuzenleri arasında bulunan lemurlarda da kızlık zarını tespit etmiştir. Daha da detaylı analizlere baktığımızda gine domuzlarında, bazı galago türlerinde, foklarda, denizaslanlarında ve deniz ineklerinde de kızlık zarı tespit edildiği görülür. Son olarak, en güncel araştırmalarla bu listeye katılan yeni türler arasında sincaplar, antiloplar, gazeller, yarasalar, kediler, şempanzeler, zebralar, manateler, sıçanlar, çinçillalar, ornitorenkler, deniz gergedanları alpakalar, bobolinkler, geyik fareleri, geyikler, sivrifareler de dahil olmuştur. Hatta kızlık zarının kökenlerini daha eskilere götürecek şekilde kurbağalarda, alabalıklarda, muhabbet kuşlarında, palyaçobalıklarında gelincik böceklerinde de kızlık zarı yapısına rastlanmıştır. Ancak belirttiğimiz gibi, bu hayvanların neredeyse hiçbirinde zar yetişkinliğe kadar kalmamakta, zaman içerisinde atrofi ya da apoptosis yoluyla yok edilmektedir. Bu durum, insandaki zarın yok olmamasının sebebini sorgulamamıza neden olmaktadır. Üstelik bu diğer canlılarda, insandaki gibi yırtılma sonucu bir kanama çoğunlukla gözlenmemektedir. Sözü edilen diğer hayvanların çoğunda kızlık zarı yapısal bir zar olarak bu hayvanların üreme organlarının ağzında bulunmaktadır. Dolayısıyla üreme organının bir parçasıdır ve ilk üreme sırasında “yırtılma” gibi bir sonuç doğurmamaktadır. Yine bu durum, insan gelişimiyle ilgili bu zarın görevine yönelik soru işaretleri doğurmaktadır.
Burada, bazı bilgiler vermekte fayda vardır: Embriyonun ilk 5-6 haftasının sonuna kadar insanlarda dişi-erkek ayrımı yoktur. İki cinsiyetin de aynı cinsel yapısı vardır. Daha sonra, genetik mekanizmalar dahilinde farklılaşma başlar. Ancak 4. aydan sonra tam olarak erkeklik ve dişilik ayrımı meydana gelir ve hatasız bir şekilde ayırt edilebilir hale gelir. Dişilerde, ana karnındaki son zamanlara kadar vajinal kanal ile ürogenital sinüs denen bir yapı, kızlık zarı denen anatomik organla ayrılır. Ancak sonradan, bu yapı bozulmaya başlar ve sadece bir mukoza tabakası şeklinde vajinal girişi kapatan bir yapıya dönüşür. Bu dönüşüm sırasında bazen hata meydana gelebilmekte ve vajina girişi kapanabilmektedir. Bu hastalığa deliksiz zar anlamına gelen “imperforate hymen” denir. Aşağıda, insanlarda görülebilecek farklı kızlık zarı yapıları görülmektedir.
Kızlık zarı, pek çok farklı biçimde karşımıza çıkabilmektedir. Genellikle dairesel veya hilal şeklinde oluşan yapı, kimi durumda birden fazla sayıda bulunabilir. Genellikle dişi 1. yaşına ulaştığında zarın vajinayı kapatma miktarı da azalır. Bu yapı, genellikle ilk cinsel birleşme sırasında yırtılır ve bireyden bireye değişebilecek miktarda acı ve kanamaya sebep olur.Bildiğimiz kadarıyla hiçbir maymun türünün yetişkin halinde kızlık zarına rastlanmaz. Bu da, kızlık zarının bu haliyle yapısının hominidlerde (insansılarda) evrimleştiğini düşündürmektedir. Her ne kadar bu yapının hiçbir fizyolojik görevi bulunmasa da, sosyal ilişkiler dahilinde belirli anlamlar taşımaktadır. Bu anlamlar, toplumdan topluma değişim gösterebilmektedir. Fakat insan haricindeki maymunların yavrularında bu zarın izlerine rastlanmış olması, Stephen Gould ve Niles Eldredge gibi büyük evrimsel biyologlar tarafından ileri sürülen insan neotenisi konusunu akla getirmektedir ve Evrim Ağacı olarak bize göre bu olasılık çok güçlü bir şekilde ipuçları taşımaktadır. “Heterokroni, Neoteni (Çocuk Görünümlülük) ve Sıçramalı Evrim” başlıklı makalemizden de okuyabileceğiniz gibi, insanların evriminde bir noktada gelişime etki eden genlerde meydana gelen mutasyonlar, insan gelişimini atalarından ayrıldıktan sonra yavaşlatmış olabilir. Çünkü insanların yetişkinleri ve yavruları, diğer kuzenlerimizin yavrularına çok fazlasıyla benzemektedir; ancak onların yetişkin hallerine pek benzemeyiz. Bu da akla, evrimsel süreçte gelişim farklılıklarına dayalı bir türleşmeyi konu edinen heterokroniyi akla getirmektedir. Yani bizlerin yetişkinleri, yavru hallerimizin daha büyük bir kopyası gibidir. Kuzen maymunlarda gördüğümüz büyük farklılaşmayı gelişim sırasında yaşamayız. Yani bizlerin gelişimi yavaşlamıştır; sadece fiziksel boyut olarak irileşiriz ve bir miktar farklılaşırız. Dolayısıyla kızlık zarı gibi diğer maymunlarda yetişkinliğe geçişte yok olan yapılar, bizde yetişkin halde de korunur. Bu, kızlık zarının akla en yatkın açıklamalarından birisidir ve insan neotenisinin diğer birçok veriyle desteklendiği düşünülürse, bu konu da neoteniye destek oluyor denebilir.

Kızlık Zarı Nedir ? Diğer Hayvanlarda da görülür mü ? Kızlık Zarı Nedir ? Diğer Hayvanlarda da görülür mü ? Kızlık Zarı Nedir ? Diğer Hayvanlarda da görülür mü ? Kızlık Zarı Nedir ? Diğer Hayvanlarda da görülür mü ? Kızlık Zarı Nedir ? Diğer Hayvanlarda da görülür mü ? Kızlık Zarı Nedir ? Diğer Hayvanlarda da görülür mü ? Kızlık Zarı Nedir ? Diğer Hayvanlarda da görülür mü ? Kızlık Zarı Nedir ? Diğer Hayvanlarda da görülür mü ?

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,
Eklenme Tarihi: 16 Eylül 2015

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın